Türkiye, 2026–2030 Yapay Zekâ Eylem Planı’nı Açıkladı

19 Haziran 2026

BLUEVISION Denizlerde Tehlikeleri Daha Hızlı Tespit Ediyor

4 Temmuz 2026

TÜBİTAK, 1711 Yapay Zekâ Ekosistem 2026 Çağrısını başvuruya açtı. Program, üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoloji şirketlerinin aynı konsorsiyum içinde çalışarak gerçek sektör ihtiyaçlarına yönelik yapay zekâ çözümleri geliştirmesini hedefliyor. 2022’den bu yana her yıl açılan çağrı kapsamında bugüne kadar 61 proje toplam 353,7 milyon TL destek aldı.

Çağrı kapsamında geliştirilecek projelerin yalnızca araştırma aşamasında kalması değil, şirketlerin gerçek ihtiyaçlarına cevap veren ürün ve hizmetlere dönüşmesi amaçlanıyor.

Bu yıl destek kapsamına alınan öncelikli alanlar:

  • Akıllı üretim sistemleri
  • Akıllı tarım, gıda ve hayvancılık
  • Finans teknolojileri
  • İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik
  • Akıllı eğitim teknolojileri

Başvuru yapacak ekiplerin; teknoloji geliştiren şirketler, çözümü kullanacak müşteri kuruluşlar ve üniversite veya kamu araştırma merkezlerinden oluşan bir konsorsiyum kurması gerekiyor.

Bilgi birikimi tüm ekosisteme aktarılacak

Programın en dikkat çekici yönlerinden biri de TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nün projelerde aktif rol üstlenmesi. Enstitü yalnızca teknik danışmanlık sağlamayacak; projelerden elde edilen bilgi birikimini anonimleştirerek farklı sektörlerin kullanımına açacak.

Böylece geliştirilen çözümlerin tek bir şirketle sınırlı kalmaması, Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemine katkı sağlayacak ortak bir bilgi havuzu oluşturması hedefleniyor.

Başvurular eylül ayına kadar sürecek

2026 çağrısı kapsamında proje başvuruları 15 Haziran–18 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak. Ön kayıt işlemlerinin ise 14 Eylül tarihine kadar tamamlanması gerekiyor. Çağrı dokümanında önceki yıllara göre proje değerlendirme süreçlerinde önemli değişiklikler yapıldığı belirtilirken, başvuru yapacak kuruluşların yeni kuralları dikkatle incelemesi isteniyor.

Onu iyi yapan ne?

Yapay zekâ alanındaki en büyük sorunlardan biri, akademide üretilen bilginin ticarileşememesi ve gerçek ihtiyaçlara dönüşememesi.

TÜBİTAK’ın bu modeli ise aynı masada teknoloji geliştiren şirketleri, çözümü kullanacak kurumları ve akademiyi buluşturuyor. Böylece yapay zekâ yalnızca araştırma konusu olmaktan çıkıp üretimden tarıma, eğitimden finansa kadar farklı sektörlerde somut fayda üreten çözümlere dönüşebiliyor.

Share article
Like this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Get the best blog stories into your inbox